Enizsbey

"Gurbet G Thang" ile Rap dünyasına merhaba diyen Enizsbey ile Almanya`da şarkısı, klibi ve "Gurbet G"lik üzerine samimi bir röportaj yaptık.

Gökhan Şişova:  Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğin teşekkür ederiz… Oldukça başarılı bir şarkı ile müzik dünyasına merhaba dedin…Evvela seni kısaca tanımak isteriz.


Enizsbey:  "81`de gözümü açtım dünyada, burası Pforzheim burası Almanya,
                    Yabancı diyorlarmış bana, farkına vardım yıllardan sonra,
                    Anaokulunda başladı herşey, “Pis Türk” dedi bana ufak sarı birşey,
                    o anda anladım farklı olduğumu, anlatamam size o anki mutluluğumu"
:)
99`da ilk Rap kaydım bu sözlerle başlıyordu. Gariptir ki o farklılık duygusunun verdiği mutluluktan 16 sene sonra hiçbirşeyin değişmediği. Ama o ayrı konu :)


Gökhan:  Müziğe (özellikle Rap`e) ilgin nasıl başladı?
Enizsbey:  90`ların başında, tabii imkanlar kısıtlı olduğu için, ilk duyduğum Rap türü şarkıları Dr.Alban, Vanilla Ice, MC Hammer`di herhalde. Sonra bir gün Serdar`ın (DJ Razè) abisinin cd`lerini karıştırırken Ice Cube`un “Leathal Injection” albümü çıktı karşıma. Bu tür müziğe ilgim vardı ama aşk o zaman başladı. Sonra Warren G`nin “G Funk Era” albümü ve tabii ki Tupac`ın “Me Against The World” derken hastalık başladı :) Okulda şiirleri Rap olarak okurdum, mesela Erlkönig. Almanya`da okula giden herkes bilir bu şiiri. Sonra kendim yazmaya başladım ve başından beri Türkçe yazdım. 14 yaşında bi arkadaşla kendimizce bi grup kurduk, o beatbox yapardı ben Rap. Ismimiz “İlk Yardım” idi :) Sonra Cartel çıktı, bu benim ve birçok gurbetçi için müzikten fazlasıydı. Dünya kupası üçüncülüğü gibi bişeydi :) bayrak gibi taşıyordum Cartel`i, bir gurur vesilesiydi.
Şimdi yirmi sene sonrasına gidelim yoksa bu hikaye bitmicek:) bundan iki sene evvel arkadaşlarım Razè ve Ümit ile basketbol oynarken yine müzik sohbeti falan derken Ümit, Erkut Taçkın`dan “Sevmek İstiyorum”u attı ortaya. Biz mahvolduk. Dedik bundan bişey çıkaralım. Hala içimde en az bi şarkı yapayım hevesi derken ' çok fena fantazi ' çıktı ortaya. Müthiş keyif aldık ve o gün bugündür devam ediyoruz.



Gökhan:  Şarkından bahsedelim biraz.. Nasıl doğdu „Gurbet G Thang“? Söz ve müzik sana mı ait? Kimlerle çalıştın? Neler söylemek istersin?
Enizsbey:  Şarkının prodüksiyonu BoRisk`e ait. Ve bence kendisi harikalar yarattı. Rap müziği sevmeyenlerin de dinleyebileceği bi şarkı oldu bence. Ayrıca bunu Rap müziğinin kendisinden ödün vermeden başarmak benim için önemliydi ve bunu başardık sanırım. Nakaratını Mista Soul`un okuması şarkıya çok şey kattı. Çok güzel duygular taşıyan bi arkadaşımız ve yıllardır bu işle uğraşıyor zaten. Şarkının sözleri daha fazla bizim jenerasyona hitap ediyor sanırım. 30`lu yaşlarda olanların anlayabileceği bazı şeyler, filmlere atıflar mesela vs. Ama şu an Türkiye`de 16-25 yaş arası gençlerin şarkıyı beğenmesi beni hem şaşırtıyor hem ayrıca çok mutlu ediyor.

 


Gökhan:  Almanya`da hala “Gurbetçilik” var mı sence? „Teknolojinin ilerlemesiyle aslında gurbetçilik eskisi kadar hissedilmiyor“ tezi sence doğru mu?
Enizsbey:  Teknolojinin ilerlemesiyle hislerin hissedilmediği gibi bir olay var zaten. Yani hiçbir duygu artık 20 sene evvel ki gibi hissedilmiyor. “Human Evolution” !!

Gurbetçiliğe dönecek olursak, artık farklı olsa da hala gurbetçiyiz. Bir çoğumuz burada doğmamıza rağmen sanki akıllarda bir gün dönecekmiş gibiyiz. “Dönmek” de doğru kelime değil aslında, oradan gelmedik ki dönelim ama o topraklara çeken birşey var bizi. Belki de sadece bir hayal hiçbir zaman gerçekleşemeyecek olan. Ama Almanya`da yaşlanmak mantıklı değil. Ne onlar bizi istiyor ne biz onları seviyoruz. Bunun aksini iddia eden varsa, ne mutlu körüm diyene.



Gökhan:  Hazır video klibinin yönetmeni (Aynı zamanda 90`lı yıllara damgasını vuran „Southside Rockers“ grubunun üyesi) Serkan Tuna da aramızdayken onunla klipten bahsedelim.. Çok başarılı bir klip olduğunu düşünüyorum.. Çekimler, sahneler.. Klibin hikayesini paylaşır mısın bizimle?

Serkan Tuna:  Klibin konsepti zaten başından beri belliydi. Zaten şarkının adı „G-THANG“. Westcoast yaşam tarzını yansıtmak ve oraya gönderme yapmak istedik.. Basketbol, arabalarla tur atmak vs.
Klip bir çok açıdan ince düşünüldü.. Güzel detaylara yer verdik. Klipte kullandığımız arabanın „DJ“ ile başlayan plakası mesela (benim için de çok önemli olan bir detaydı bu. Plakadaki „808“ 80`li yılların başında kullanılmaya başlanan “Old School Drum Kit”`i simgeliyor ve halen bir çok prodüktörün olmazsa olmazıdır)
Bu arada bu vesile ile DJ Razé`ye de bize arabasını klipte kullanma imkanı verdiği için teşekkür ederim. (Kendisi de klip de oynuyor zaten) (Enizsbey araya giriyor) "Hazır Serkan da burdayken şunu da söylemeliyim.. Şarkının outro kısmında basket attığım bir sahne var. Orda oynadığım potada da file yerine zincir vardı.. Serkan`ın, topun potadan geçiş anını daha gerçekçi yapma isteği adına, sonrasında düzgün bir ses kaydı alabilmek için tekrar bir basket sahasına gidip bana defalarca basket attırdığını bilirim :-)"



Gökhan:  Peki Enizsbey ve şarkı hakkında neler söylemek istersin?
Serkan:  Parça ilk dinledigim andan itibaren beni resmen büyüledi. Adeta burdaki büyüme hikayemizi anlatıyor bu şarkı. Biz bu sound ile büyüdük. Sanki geçmişe bir yolculuk yapıp dönmüş gibi oluyorum her dinlediğimde. Tek kelime ile muhteşem! Enizsbey`in tarzı da beni çok etkiledi. Bundan sonra da mümkün olduğunca ona her türlü desteği vermek için elimden gelen herşeyi yapacağım..


Gökhan:  Şarkında Cartel`den sonra Türkçe Rap ile ilgilenmediğini söylüyorsun.. Bu durumda belki cevaplaması zor olabilir ama senin gözünde Türkçe Rap nerede?
Enizsbey:  Türkçe Rap hakkında senin de söylediğin gibi pek bilgili değilim ama Türkiye`deki kuzenlerim sağolsun, şarkılar yollarlar bana hep dinleyeyim diye. Çok iyi Rapçiler var kesinlikle ama fazla değişik tarz yok gibi geliyor bana. Isim vermem gerekirse, Sansar Salvo var beni yakalayabilen bazı şarkılarıyla ve de Jagged. Jagged beni anında yakaladı. Tam bir piskopat :)


Gökhan:  Single`a geri dönecek olursak, devamı gelecek mi? İleriye dönük planların neler?
Enizsbey:  Devamı gelecek tabii ki. Aslında, sayısı farketmez elli kişi de olsa yaptıklarımızı hisseden, sözlerimden feyz alan ve imkanım oldukça müziğe devam.


Gökhan:  Sadece Türkçe Rap mi yoksa Almanca Rap yapmak da var mı düşüncelerinin arasında?
Enizsbey:  Aslında Almanca kendimi daha iyi ifade edebilmeme rağmen herhalde Türkçe`de kalırım. Anlattıklarım Türkçe`de daha gerçekçi geliyor bana. Ama Almanca da olabilir ilerde


Gökhan:  Çalışmak istediğin sanatçılar? Veya en çok tanışmak istediğin kişi ve sebebi?
Enizsbey:  Orhan Gencebay bir hayal, Sezen Aksu da öyle. Ve bir çok rapçi var aslında.

Muhammad Ali, o dünyanın en büyük insanı!


Gökhan:  Hayat felsefen?
Enizsbey:  Hayat felsefem şudur diyemem, hayat çok değişik, hiç ummadığımız hallere sokabiliyor bizi. Belki de Hayat felsefem bu :)


Gökhan:  Röportaj için çok teşekkür ederiz.. Yeni çalışmalarını da heyecanla bekliyoruz…
Enizsbey:  Ben teşekkür ederim…

NOT: Bu röportaj 12.12.2015 tarihinde www.sadecemuzik.net sitesi için özel olarak yapılmış olup kaynak gösterilmeden ve izinsiz kullanılması yasaktır.

Gökhan Şişova
@gsisova

SİZDEN!

...

Aykut BALCI yazdı

Tanıtım

WHAT DA FUNK'IN YILDIZLAR GEÇİDİ ALBÜMÜ: WDF1 iTunes'da En Çok Ön Sipariş Edilen Albümlerde 1. Sıraya Yerleşti!

''Müzik hakkında pek bir şey bilmiyorum. Benim yerimde olan birinin çok şey bilmesine gerek yok zaten.''
ELVIS PRESLEY

Tarihte Bugün