Tülay German ve Anadolu Müziği

Bir çoğumuzun tanımadığı bir isimden bahsedeceğim bu yazımda sizlere; Tülay German..

Tülay German kimdir, özgeçmişi nasıldır vb. bilgileri siz okuyucuların kendi çabalarıyla elde etmesi gerektiğini düşündüğüm için burada ele almayacağım. Beni; Tülay German’ın ulusal müziğimiz için yaptıkları ilgilendiriyor ve size bunlardan bahsedeceğim.

İyi bir müzisyen, yorumcu veya virtüöz olabilmenin ilk şartı tabii ki Allah vergisi olarak adlandırdığımız bir yeteneğin var olmasıdır. Elbette salt bu yeteneğin var olması yeterli değildir. Yeteneğinizi doğru ve disiplinli bir eğitimle de süslemeniz gerekmektedir. Tülay German’da buraya kadar bahsettiğim her şey vardı ama o’nu bu iki ‘’olmazsa olmaz’’ şartı taşıyan bir çok isimden farklı kılan bir şey daha vardı. O, müziğimizin ne kadar sonsuz bir derya olduğunun bilincindeydi ve bazılarının söylediğinin aksine Anadolu/Türk Müziğinin; müzikalite anlamında batı müziğinden daha geride olduğunu kabul etmiyordu. Geriye yapılacak bir tek şey kalmıştı: Müziğimizi haykırarak tüm dünyaya söylemek…

İlk olarak 1964 yılında Balkan Festivali’nde duyurdu Anadolu’nun sesini ve ‘’En Beğenilen Şarkıcı’’ ödülünü aldı. 1980 yılında ise Fransa’da çıkardığı “Toulai et François Rabbath” albümüyle Fransa’nın en büyük ödülü sayılan Akademie Charles Cros Grand Prix du Disque ödülünü alarak büyük bir başarıya imza attı. Bu ödülü 1971 yılında  Moğollar’ın ve 1988 yılında  Ruhi Su’nun da aldığını hatırlatmadan da geçmeyelim.

Beni yakından tanıyanlar bilirler; Türk Halk Müziği’nin kendine has kurallarıyla yapılmasından yana biriyimdir. Hatta bazen bu tutumumun çok katı olduğunu söyleyenler, düşünenler de olmuştur. İtiraf etmeliyim ki pekte haksız sayılmazlar. Ancak burada küçük bir parantez açmak zorundayım;

Halk müziğimiz hem ezgisel olarak hem de sözlerinin içerdiği anlam ve mesajlar bakımından tarif edilemez güzelliktedir. Bölge bölge, yöre yöre ve hatta köy köy kendine has tavır, ağız ve tınılar içermesi ise en büyük zenginliğidir. Bahsetmiş olduğum bu zenginliklerin özüne dokunulmadığı sürece hangi enstrümanlarla çalınıp söylendiği, enstrümanların nasıl koordine edildiği kısacası düzenlemenin nasıl olduğu önemli değildir. Unutmamak gerekir ki geçmişte ve günümüzde batı müziği (rock, caz ve klasik müzik  ağırlıklı) ekseninde halk müziğimizi çok güzel yorumlayan bir çok müzisyenimiz olmuştur. İsimlerini tek tek sayamasak da bu kişilere şükranlarımızı sunmak boynumuzun borcudur.

Yazımın sonuna gelmem gerektiğini, bazılarınızın okurken sıkıldığını hissettim.. Bazılarınızınsa ‘’şu yazıyı okuyup bitirsem de Tülay German dinlemeye başlasam’’ dediğini duyar gibiyim.

Sağlıcakla…

SİZDEN!

...

Aykut BALCI yazdı

Özel Haber

Tanıtım

Atiye’nin seslendirdiği "Maazallah" şarkısındaki düet performansı ile dikkatleri üzerine çeken Can Kızıltuğ, ilk teklisi "Ateş Ediyor" ile karşınızda…

Haftanın Özeti

Geçtiğimiz haftanın önemli müzik haberleri

...

"Müzik eski bir arkadaş gibidir, soru sormayan"
NELLY FURTADO

Tarihte Bugün

Michael Jackson aramızdan ayrıldı. (2009)